RSS
Lost Veda Etti, Peki ya Sorular?

Lost Veda Etti, Peki ya Sorular?

LOST FİNAL BÖLÜMÜ

Öncelikle uzun süredir söz verdiğim yazıları tamamlayamadığım için özür dilerim fakat Lost’un bitişini es geçemezdim. Henüz final bölümünü izlememiş olanların bu yazıyı okumamasını tavsiye ediyorum.

Zincirlikuyu Mezarlığı gibi bir final bölümü yaşadık, “Her fani ölümü tadacaktır” tadında. Adanın gerçekte ne olduğunu hiç öğrenemedik. En basitinden Walt (Malcolm David Kelley)’a ne olduğu ve neden önemli olduğunu öğrenemedik.

Lost Finale walt locke

Lost bize mantıklı bir son vaad ediyordu fakat bunu gerçekleştiremedi. Gerçekleştirmesi mümkünde değildi bana göre ama kimin umrunda? Güney Amerika’nın bağrından kopan pembe diziler gibi bir son ile tatmin edilmeye çalışıldık. Dizinin sırlarını ortaya çıkarmak yerine, “Biz ışığa gidiyoruz babuş elveda” tadında bir sondu. Vefaat etmiş bir arkadaşınıza veda gibi, üstelik arkadaşlarınıza birşey olmadığını ve dizideki herkesin iyi olduğuna söz vererek.

Bazıları dizinin sonunu anlayamamış gibi gözüküyor. Kısaca özetleyeyim:

Son sezonda gördüğümüz paralel evren aslında kahramanlarımızın öldükten sonra yarattıkları bir bekleme odası fakat uçak düştüğü an ölmüş değiller bazılarınızın anladığı gibi. Adada yaşanmış olan herşey gerçek. Bunu “Senden önce yada sonra ölmüş” sözünden anlayabiliriz (babası Jack’e söylemişti), yani dizinin sonunda adadan kaçanlar yaşadı ve daha sonra ecelleriyle öldüler.

Peki konusu bu kadar tatminkarlıktan uzak olan sezon finali başka bir açıdan bakacak olursak beynimizi nasıl tatmin etti? En azından beni.

Zamanlama açısından gayet yerinde bir sezon finaliydi. 2 buçuk saat ne fazla ne az denecek türdendi. Başında yayınlanan 6 sezonluk özet tatmin ediciydi.

Herkes eski dostları görmeyi sever. Beğensekte beğenmesekte sezon finalinde henüz ilk sezonda ölmüş olan kahramanları bile görme imkanı yarattı.

Kurtlar Vadisi tadında hesaplaşma (: Türkçesi “kara duman” olarak tabir edilebilecek şeye karşı bir baş kaldırı bekliyorduk ve bunu aldık. Kara duman’ın beyninin suyunu akıtmayı başardılar. Üstelik tam kendinden emin olduğu noktada olması Türk filmlerindeki fakir delikanlının zengin kız babasına baş kaldırısı gibiydi.

Finali atlatacak kadar mantık kuruldu.
Tıpası takılı ada = İyi, Tıpası çıkarılmış ada = Kötü. Jack tıpayı takılı tutmalı, kafası dumanlı arkadaş tıpayı çıkartmalı ki kaçsın.

Lost Finale

Gülümeseme Festivali! Son 15 dakikada herkesin gülümesemesi gözünüzden kaçmamıştır sanıyorum. Sıcak ve büyük gülümsemelerle biz öldük ama çok mutluyuz havasını yansıttılar. Üzülmeyin!

It’s ok to move on. Gördümki çoğu Türkçe altyazıda “Devam edebilirsin” olarak çevrilmiş fakat bu cümle devam etmekten çok daha fazlasını anlatıyor. Genellikle ölümlerin ardından hayatına yaşananları geride bırakıp devam edebilirsin anlamında kullanılan bu cümle, son bölüm ve bölümlerin en çok kullanılanıydı. Sezon finali bize “it’s ok to move on” dedi..

Lost Finale

Başta söylediğim gibi çok tatmin edici bir sezon finali değildi fakat bizi tatmin etmek için birçok öğe vardı. İzleyenlerin ve eleştirenlerinde bir çoğunun bu öğelerden tatmin olduğunu biliyorum. Peki ya sorularımıza aradığımız cevaplar? Nanik!

Lost’un yaratıcılarına ve yazarlarına teşekkür ediyoruz 3 güzel, 1 idare eder ve 2 berbat sezon için. Televizyon fenomeni olmayı başardılar. Ben Lost’a Desmond’ın bir sözü ile veda etmek istiyorum…

“See you in another life brother (bradha)”

PAYLAŞ
Related Posts with Thumbnails

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Yorum Yazın