Henüz 25 yaşındayım, yolun yarısına ulaştım sayılır yaşam tarzım dikkate alındığında. Bir süredir bu kısa hayatımın her saniyesi acaba daha ne kadar buna dayanabileceğimi sorgulayarak geçiyor. Bir şeyler beni burada yaşamaktan soğutuyor…
Hatırlıyorum da daha çok değil 9-10 sene önce Türk olmaktan gurur duyardım. Solcuydum evet, liberalizme bulaşmış bir solculuk anlayışım vardı. Bir nevi İsveç modeli diyebiliriz. (Aslında tam diyemiyoruz sanırım neyse…) Tabii bu aslında ideolojilerin ne kadar saçma olduğunu fark etmeden önceydi.
Bu konu daha derine inebilir ama bir adam var benim akıl sır erdiremediğim, nefretle hayranlık arasında gidip geldiğim bir adam. Ufacık bir geliri gözükürken dünyanın her yerinde okullar açan, insanları peşinden sürükleyen, her baktığımız fare deliğinde gördüğümüz bir adam.
Bu ülkenin nerdeyse tamamına yakının nüfus cüzdanında İSLAM dinini seçtiği yazar. Farklı düşüncelere ya da özentilere kapılmadan önce de (ya da yönlendirilmeden) tüm insanlar Türk olmaktan gurur duyar, Müslüman olmaktan gurur duyar. İşte tam bu noktada bu adam devreye giriyor… AK Fetullah…
A.K.F. hükümeti tek başına iktidar olduğundan beri merak ederim acaba planları ne diye. İşte bugün bunu anladım. Beni tetikleyen çok basit bir şeydi aslında. Hürriyet’in internet sitesinde bir yorum. Tüm ailesini katleden adamın hakimden beraat istemesi haberi üzerine “Allah’a nasıl hesap vereceksin” diye yapılan bir yorum %66 olumlu puan almış diğer üyeler tarafından.
Bu örnek üzerinden yola çıkarsak Hürriyet’i takip edenlerden %44 ünün dinsiz olduğu, tek tanrıya inanmadığı sonucuna ulaşamayız tabii, bu örnek bize A.K.F. nin nasıl hain bir plan içerisinde olduğunu gösteriyor.
A.K.F sosyal bir çatışma yaratmak istiyor. Müslümanlığı bir üst kimlik haline getirmeye değil, hayata kendileri gibi radikal bakmayan insanları dinden soğutarak kendi tabanına ya da dini bütün olarak tanımlayabileceğimiz insanlara: “Bakın bu dinsizlere!”, “Bunlar nasıl Müslüman?”, “Nasıl İnsan?” Demeye getiriyor.
Bunun bir cepheleşmeye döneceğinin ve sonunda istediğini alacağının farkında. Farkında olmayan insanlar ise biziz… Biz hala A.K.F.’nin çok açık hamleler yapacağına inanmışız peşinden gidiyoruz ama bu insanları hedefi düşmanları olan bizleri Müslümanlık anlayışlarına hapsetmek değil aksine Müslümanlıktan soğutup, peşlerinde topladıkları müritleriyle yeni bir dünyaya yelken açmak.
Biz tamda onların istediği şeyi yapıyoruz, kendimizi onları kötü mizahları ile kendilerini anlattığı kitlelere anlatamıyoruz. Biz düşüncesizce her bağırışımızda “Bakın bu dinsizlere!” oluyoruz…
Eposta kutumuza düşen yalan-yanlış epostalarla, facebook’ta paylaşılan videolarla yapılanları birbirimizle paylaşıyoruz. Bu kadar yüzeysel bir destek, bu kadar yüzeysel bir dayanışma var aramızda.
Bu yüzeysellik, ideolojilerin arkasında çürümüşlük sürdükçe A.K.F. size minettar kalacak… İyi ki varsınız…


Ağustos 1st, 2009 @ 16:29
üçtür beştir tayyeap buştur…
Bu sözlerle dün akşam Taksim’de eğlenen, halay çeken, halay çekerken kafiyeli sözler söyleyen :))) Bir gurup arkadaşımızın, bir gurup Türk gencinin ağzından dökülen dünden beri dilimde dolaşan bu sözlerle başlamak istedim commentimi submitlemeye.
Dinimizin (İslamiyet) en çok sevdiğim yanı; hiç kimsenin fikrine, görüşüne, yorumuna ihtiyaç duymadan, kimseden akıl alınmadan icra edilebilecek yegane din olmasıdır. Bugün camilerdeki imamlar bile sadece görevleri olan cemmatle namaz kıldırma, cuma günleri vaaz vermek ve cenaze namazı kıldırmak gibi yüzeysel görevleri vardır. Siz sormadıkça nasıl namaz kılır, islamın şartı kaçtır, nedir diye bahsetmez hiç bir imam…
Dimizin bize emrettiği ilk emir, OKUMAK eylemi. OKU! herşey o kitapta saklı sen kendi yorumunu yap başkalarından fikir al eyvallah ama başkaları seni yönlendirmesin ASLA! Bu din sadece seninle yaradan arasında. Bugün bi bok yersin yarın özür dilersin, sadaka verirsin, vs. Kimseye bi açıklama yapmak zorunda değilsin. Kimse de sana hesap soramaz neden namaz kılmıyorsun diye.
Yazınızın başlığı çok ilgimi çekti çok güzel…
AKP dinden soğutuyor, etrafta dolaşan cübbeli, kara çarşaflı insanlar beni dinden soğuturuyor. O çarşafın altından iç çeviren bi kaç insan yüzünden o cübbeye sığınıp üç kağtıtçılık yapan üç beş insan yüzünden onlardan da tiksiniyor insan. Kurunun yanında yaş da yanıyor. Tıpkı dünyada pek çok insanın, gencin Türkiye diyince akıllarına çarşaflı kadınların, islamiyetin, şeriatın akıllarına gelip ürkmeleri gibi ben de burda bunları görünce ürküyorum, İslamiyetten soğuyorum :(
Üçtür beştir tayeap buştur.