Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/berktr/public_html/wp-config.php:158) in /home/berktr/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Berk Gün » Müzik http://www.berkgun.com.tr Bir başka WordPress blogu. Fri, 13 May 2011 22:02:49 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.1.3 Hayal Bistro Üzerinden Ahkamlar http://www.berkgun.com.tr/178/hayal-bistro-uzerinden-ahkamlar/ http://www.berkgun.com.tr/178/hayal-bistro-uzerinden-ahkamlar/#comments Sun, 29 Nov 2009 16:42:47 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=178 28 Kasım Cumartesi gecesi Gripin dinlencesi için Hayal Kahvesi Bistro’nun yolunu tuttuk. Uzun süredir Gripin müptelası olan bünyenin uzun süredir ayrı kalması dayanılmaz bir ağırlık oluşturmuştu. Heycanlıydım az biraz.

Küçük Beyoğlu’ndan Hayal Bistro’ya doğru yola çıktığımızda halen iki gece önce izlediğimiz korku filmi “Shutter”dı muhabbetin konusu. Boynumda bir ağrı var… İlk kez Hayal Bistro’ya gitme şerefine eriştiğimi belirteyim. Bu nedenle yorumlarım güne dayalı olacaktır.

Hayal Bistro girişten itibaren hoşuma giden Istanbul’un havasından koparan bir mekan gibi geldi bana. Nedense biraz revize edilmiş Baykuş havası aldım. Mekan boyunca uzanan ayna ve bar hoşuma gitti. Tabii kelim açıldıktan sonra ayna konusunda ne düşünürüm bilemiyorum (:

Giriş katının sonunda bir dj abla eşlik etti vestiyer yolundan canlı performans salonuna geçişte. Bu noktaya kadar herşeyi sevdiğimi söyleyebilirim ama bu noktadan sonra olumlu hiçbir yorumum yok.

Mekanın üst katına göre “paramız bitti alt katını yapamadık” havasında olan performans katı beni “Hayal Kırıklığı”na uğrattı. Yeni bir mekandan beklenmeyecek kadar kötü havalandırması, minnacık yeterince yükseltilmemiş sahnesi, boğuk ses düzeni tam bir rezaletti.

Senelerdir en leş mekanlarda bulunan bu bünyenin müzik dinleyenleri bu kadar umursamaz insanlarla dolu piyasanın Hayal Bistro’da da değişmediğini görmesi şaşırtıcı olmadı.

7 Yıl içinde 15TL’den 30TL’ye çıkan giriş fiyatlarının aynı oranda müziğe gösterilen özende de artması dileği ile.

]]>
http://www.berkgun.com.tr/178/hayal-bistro-uzerinden-ahkamlar/feed/ 0
Sevgili Savcı Lütfen Beni Kapat http://www.berkgun.com.tr/151/sevgili-savci-lutfen-beni-kapat/ http://www.berkgun.com.tr/151/sevgili-savci-lutfen-beni-kapat/#comments Fri, 02 Oct 2009 02:56:23 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=151 Youtube’u aça kapaya yasaklara alıştık artık. Ktunnel gibi saçma sapan, kadın poposu gösterip girmek için tıkla gibi reklamlar çıkartan sistemlere kaldı yurdum insanı. İşin sıkıcı tarafı bundan rahatsız değil. Benimsemiş yasakları, pes etmeyi benimsemiş.

Geçenlerde nedenini savcılığı aramama rağmen bulamadığım bir şekilde Lastfm ve Myspace kapatıldı. Üstelik kapama işleminin herhangi bir mahkeme süreci sonunda veya Telekomünikasyon Üst Kurulu kararıyla değil, sadece Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla gerçekleşmesi ilginç.

İşin asıl ilginç tarafı kararın 26.06.2009 tarihinde çıkması fakat uygulamanın 19.09.2009‘da yapılması. İnternet siteleri bu gibi durumlarda 3 günlük düzeltme yada itiraz hakkı bulunuyor ama ne MySpace’in ne de Youtube’un konu ile ilgili bilgisi olduğunu sanmıyorum. Ben daha önce Lastfm’den ve Youtube’dan video sildirdim. Devletin sildirememiş olması imkansız. Özellikle Youtube’un süperlig maçlarını silip, diğer şikayetleri sallamaması imkansızdan da öte.

Peki neler oluyor allah aşkına? Bakın hem Türkçe hemde İngilizce kullanabilen Lastfm’deki bir uyarı aşağıda…

Last.fm'de internet radyosu ve en büyük online müzik kataloğuna ek olarak dinle._1254450550143

Bu uyarıyı bizim insanlarımız okuyamıyor mu?! Onu geçtim isterseniz Lastfm’e koyduğunuz parçalar dinlendikçe para kazanmanız, telif hakkı almanızda mümkün?!

Peki bu gerizekalılığı, moronluğu, bilgisizliği hangi kurum yansıtmaktadır? Mesam? Savcılık? TürkTelekom? Bu kapatmaların TTNET’in video ve müzik servisleri ile bir alakası var mıdır? Benim Lastfm’e lisanslı şarkıları dinlemek için ödediğim yıllık abonelik ücretimi kimden tahsis edeceğim?

Bir internet sitesinin yasaları çiğnemesi normal birşey, özellikle kullanıcıların içerikleri ile yönetilen bir sitede. Normal olmayan şey ise yasal yolları salla pati kullanarak site kapatmak. Kimsenin aklına ulan Myspace’in Türkiye ofisi var, Lastfm’in Türkiye temsilcileri var, onlara bir ulaşsak demek nasıl gelmez…. Bu işlerde bir iş var…

PEKİ SEN NE YAPIYORSUN SEVGİLİ OKUR?

Sen ne yapıyorsun bu kapanan sitelerin ardından. Protesto ediyor musun? Televizyon kanallarına baskı yapıyor musun bu konularda yayınlar olması için? HAYIR! Sen otur oturduğun yerde, yakında senide kapatacaklar…

Artık yazılarımı ktunnel kullarak.. opendns kullanarak oku sevgili kullanıcı… Savcı sen kapat beni!

]]>
http://www.berkgun.com.tr/151/sevgili-savci-lutfen-beni-kapat/feed/ 0
Muse – The Resistance http://www.berkgun.com.tr/134/muse-the-resistance/ http://www.berkgun.com.tr/134/muse-the-resistance/#comments Thu, 17 Sep 2009 23:46:56 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=134 Muse’un beşinci stüdyo albümü olan “The Resistance” 14 Eylül’de piyasaya çıktı! (En azından birçok ülkede.) Daha önceki albümlerinde olduğu gibi glam rocktan R&B’ye kadar birçok tını var bu albümde de. Matt, “Başlangıçta ritmin ve R&B’nin vurgulandığı, daha sonra ise destansı ve garip bir hal aldığı , en nihayetinde ise günümüz çağdaş klasik müziği ile tamamlanan bir albüm.” olarak tanımlanmış The Resistance’ı.

Kesin olarak söyleyeyim her ne kadar klasik müziğin Alicia Keys gibi R&B ile harmanlanmasından haz alsamda Muse bu albümü şöyle 3-4 sene önce yapmış olsa nefret ederdim. Yaşımın gizli gizli ilerlemesinden mi bilinmez Black Holes & Revelations albümünden sonra Muse’dan beklediğim tam olarak buydu.

Muse dünyanın bir çok yerinde tanınmış ve kapalı gişe konserler veren bir grup olsada hakettiği ilgiyi Amerika’da bulamadı. Matt’in klasik müzik eğitimini ve Amerika’nın R&B hastalığınıda hesaba katarsak daha farklı birşey beklemek yanlış olurdu. Zaten sızan demolarıda bunun mesajlarını vermişti. Albüme gelecek olursak….

[pro-player width='530' height='253' type='video']http://www.youtube.com/watch?v=9-8NeL4pge4[/pro-player]

Albüm medya ve pr karşıtı bir devrim şarkısı babındaki “Uprising” ile başlıyor. Uprising, Black Holes & Revelations albümünden kaçmış bu albüme sığınmış bir şarkı gibi adeta. Altyapılar fazlasıyla Supermassive Black Hole’u anımsatıyor. Daha sonra “The Resistance” ile direnişe geçiyor ve kendisini huzura teslim ediyor.

Albümde en çok dikkatimi çeken şarkısı ise tam bir R&B olan “Undisclosed Desires”. Belki de bu Muse’un Amerika’yı feth etme arzusudur. Tabii unutulmamalıki kimse R&B’den glam rocka geçiş yapmadı şu ana kadar hep tam tersi oldu. Yani bu gelecek için Muse’un yolunu çizebilir.

11 Şarkılık albümün 3 şarkısı “Exogenesis” adlı bir senfoniden oluşuyor. Muse usulü bu senfoiniyi saatlerce dinlediğimi belirteyim. Mozart’ın Requiem ile çalıştığım ÖSS’yi hatırlattı. Tek farkı şuan iş yapıp, para kazanıyorum bu sayede (:

Seveceğinizi düşündüğüm parçalar Uprising, MK Ultra ve Undisclosed Desires. Benim en sevdiğim parça ise “United States of Eurasia (+Collateral Damage)” oldu.

Alternatif rock severlerin bu albümden pek haz almayacağını düşünüyorum lakin olgunlaşmış müzik dinleyicisine birşeyler katacağından eminim. Her ne olursa olsun müzik dimağınızın gelişimi için dinlemenizi tavsiye ederim.

Muse - The ResistanceAdı: The Resistance
Uzunluk: 54:20
Çıkış Tarihi: 14 Eylül 2009
Şirket: Warner Brothers

P.S: Sanki biraz Queen mi oldu bazı bölümler ne (:

]]>
http://www.berkgun.com.tr/134/muse-the-resistance/feed/ 1
Özel Dosya: Klip Hırsızlığı http://www.berkgun.com.tr/120/ozel-dosya-klip-hirsizligi/ http://www.berkgun.com.tr/120/ozel-dosya-klip-hirsizligi/#comments Fri, 21 Aug 2009 21:21:08 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=120 Aslında hepiniz müzik kanallarını açtığınızda izlediğiniz “çoğu” klibin yabancı kliplerden esintiler taşıdığını görüyorsunuzdur. Bazen bu iş çığırından çıkıyor. Gece Yolcuları gibi… Sonuçta güzel bir ürün sunmak isteniyor lakin bunun yaratıcılık içermemesi müziğin yaratıcılığını boğuyor.

Genelde klibiniz çalıntıymış denildiğinde “aaaa yönetmenimin ağzına…” gibi bir cevap alıyorsunuz “sanatçı”larımızdan yada menajerlerinden. Aşağıda bununla ilgili bir örnekte bulacaksınız bizzat yaşadığım.

En dramatik ama dürüst cevabı Seda Sayan ve Nihat Doğan vermişti. Üstelik klipleri aşağıdakiler veya benim hatırlayamadığım / bulamadığım klipler kadar orjinallerine benzemiyordu bile. “Klip için senaryo arıyorduk, MTV’de Britney Spears’ın klibini gördük. Şiddet sahnelerini biraz daha yumuşatıp çektik” demişlerdi. (Hoş Nihat Doğan’ın bakışı yeter)

Şimdi sıra benim gözüme batan kliplere geldi…

Hadise; Evlenmeliyiz adında her zaman olduğu gibi altyapıları güzel fakat Türkçe sözleri berbat bir şarkıya imza atmış. Basınımız klibini Dilber Hala karakterinin bulunduğu Dsmart reklamına benzetmiş lakin işin aslı öyle değil. Hadise’nin Evlenmeliyiz klibi, Madonna‘nın “Don’t tell me” şarkısına çektiği klipten bir çok alıntı içeriyor. Konsept ise tamamen aynı ki daha hoş çekilmiş denebilir.

Hadise – Evlenmeliyiz (izle)
Madonna – Dont tell me (izle)

Sibel Can‘ın bloguma konuk olduğu son yazı olması dileğiyle başlayalım. İlgisi alakası olmayan insanlar bile Sibel Can’ın Lale Devri adlı şarkısını bilirler. İşte bu şarkının klibide Madonna’dan “çalıntı”, alıntı değil. Lale Devri klibi, Madonna‘nın “Love don’t live here anymore” klibi ile aynı.

Sibel Can – Lale Devri (izle)
Madonna – Love don’t live here anymore (izle)

Doğuş… İlahım (: Bu klibi hatırlamayan yoktur heralde aranızda. Doğuş’un Yalnızım klibi Dj Shadow ve James Lavelle (UNKLE)’in Thom Yorke ile yaptıkları Rabbit in Your Headlights parçasının klibinden çalıntı idi. Hatta final sahnesi o klipten kullanılmıştı (:

Doğuş – Yalnızım (izle)
DJ Shadow & James Lavelle (UNKLE) Feat. Thom Yorke – Rabbit in Your Headlights (izle)

Zakkum, Ağh Çikolataaağğ diyerek tüylerimi diken diken etmiş, nefretimi kazanmıştı. (Hoş daha da kötüsü Tokyo Hotel oldu neyse…) İşte bu nadide grubun “Ah Çikolata” adlı parçasında gördüğünüz efektler acaba hangi klibe benziyor? Papa RoachBetween angels and insects. (ne güzel şarkıydı… ne güzel klipti) Tabii onlar üzerlerine çikolata döküp yalandan homoseksüellik taslamıyorlar.

Zakkum – Ah çikolata (izle)
Papa Roach – between angels and insects (izle)

Nem, Dream Tv ailesinin pohpohladığı gruplardan birisiydi (bkz. Buz). İşte bu grubun “Yarım kalan hayaller yaşındayız” gibi komplike isimli şarkısına ışıklar dahil herşeyi kopya bir klip hazırlanmış. Kopya çekilen şarkının sahibi Into The Fire, şarkı ise Thirteen Senses.

Nem – yarım kalan hayaller yaşındayız (izle)
Into the fire – Thirteen Senses (izle)

Tarkan, Dünya’yı feth ettiğine inanılan yurdum insanı 2. albümü sonrası akustik kayıtları bırakıp elektroniğe dönmüş ve kendisini rezil etmişti. (En azından şahsımın gözünde) İşte bu “Popstar”ın Dilli Düdük şarkısına çekilen klip bana Alex Gaudino‘nun “Destination Calibria” klibini hatırlattı nedense (:

Tarkan – Dilli Düdük (izle)
Alex Gaudino – Destination Calibria (izle)


Aylin Aslım, hakkında yorum yapmayacağım bir isim ama beni tanıyanlar düşüncelerimi bilirler. Orijinal sokak hali güzellik ötesidir. Bu şahsı muhteremin “Ahh” isimli son iki albümündeki tek güzel şarkısının klibide birebir çalıntı malesef. Çalındığı klip ise Fiona Apple‘ın Criminal şarkısı. (Öneren: Cansu Uçar)

Aylin Aslım – Ahh (izle)
Fiona Apple – Criminal (izle)

Özcan Deniz hatasını kabul edenlerden oldu. Canım adlı şarkısına çektiği klipte Eros Ramazzotti‘nin “Solo ieri” şarkısını kopyalamıştı. Çalma işleminin ortaya çıkması ardından basın sözcüsü aracılığı ile bir özür yayınlanmış.  (Öneren: Manuk Durmazgüler)

Özcan Deniz – Canım (izle)
Eros Ramazzotti – Solo ieri (izle)


Gece Yolcuları, benim için çalıntı klip kategorisinde efsane bir isim. Bu nedenle kendilerini sona bıraktım. Muse‘un Unintented klibini çalmaları ile keşfettiğim grubun menajerine e-posta göndermiştim. Kendileri Muse’un bu klibini görmediklerini iddia etmişlerdi. Sanırım sadece başındaki arabayı görmemişler yada bulamamışlar (:

Gece Yolcuları – Yaban Gülü (izle)
Muse – Unintented (izle)

Daha bitmedi bir diğer çalıntı klipleri de “Değer mi hiç?” coverları için çektikleri kliptir ki; o da Good Charlotte‘ın “I don’t want to be in love” şarkısının klibinden çalınmıştır.

Gece Yolcuları – Değer mi hiç? (izle)
Good Charlotte – I Don’t Want To Be In Love (izle)

SONUÇ: Elbetteki her şarkının özgün olması, her klibin muhteşem fikirler ile bezenmesi beklenemez ama bu kadar çalıntı da olmamalı. Örneğin Yalın’ın “Ah Be Kardeşim” isimli parçasına konsept olarak benzeyen klipler mevcut ama klip tamamen özgün ve örneklerinden daha güzel yapılmış. (En azından bildiğim kadarı ile)

Klibi özgün olmayan bir şarkının özgün olmasını nasıl bekleyebilirsiniz ki?

NOT: Lütfen sizde bulduğunuz klipleri yorum olarak yada info (at) berkgun.com adresine eposta yolu ile iletin. Yazı öneriler çerçevesinde sürekli güncellenecektir.

NOT 2: Lütfen beğendiğiniz yazıları üye olduğunuz facebook, twitter, frienfeed ve forumlarda paylaşınız.

]]>
http://www.berkgun.com.tr/120/ozel-dosya-klip-hirsizligi/feed/ 0
Keşfet: Everbody Loves Irene http://www.berkgun.com.tr/21/kesfet-everbody-loves-irene/ http://www.berkgun.com.tr/21/kesfet-everbody-loves-irene/#comments Tue, 16 Jun 2009 22:41:52 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=21 Bir insan hayatında kaç defa Endonezyalı bir grup keşfedebilir? Karşınızda Everbody Loves Irene!

Irene adlı muhteşem sesli bir vokale sahip Endonezyalı Trip-hop grubu Everybody Loves Irene’i bir arkadaş (Pınar) tavsiye etti bana bir kaç ay önce. Sanırım o zamandan bu yana dinlemediğim bir günüm bile geçmedi, bende sizinle paylaşayım dedim.

EVERYBODY LOVES IRENE , 1998 yılında Gooton ismiyle kurulmuş. (çok loser bir isimmiş) Yudhi Arfani (gitar), Dimas Anindityo (bass) ve Mulyadi Trisharsono (bateri) üçlüsüyle ortaokul lise çağlarında kurulan grup, 2001 yılında Irene Yohanna adlı sesi ruhunuzda kaşıntıya yol açan güzel ablamızla tanışmışlar (Endonezya şartlarında tabi). Bu üç arkadaşlar Irene’i çok sevmişler, üstelik herkeste sevmiş kendi deyimlerine göre. Onlarda hadi neden böyle bir espiri yapmıyoruz, grubun ismini Everbody Loves Irene yapalım demişler.

everbody loves irene

Bir çok demo ve single dışında iki adet albümleri var. On Second Thought, I Might Wanna Change Some Things ve The Very First Thing You Must Learn About Flying is Gravity. Aşağıda albümleri indirebileceğiniz linkler bulunmaktadır.

Tavsiye Ettiğim Şarkılar:
Hate Sunday, Memento Mori, Crop Circle Me, You’re My Tragedy


Last FM‘in Benzettikleri:

Video: Memento Mori

[pro-player width='530' height='320' type='FLV']http://www.youtube.com/watch?v=eQbwBeKp1Rs[/pro-player]

Albümlerini İndirmek için Albüm Kapaklarının Üzerine Tıklayın
The Very First Thing You Must Learn About Flying is Gravityhttp://www.mediafire.com/?nei0n1qwznr

]]>
http://www.berkgun.com.tr/21/kesfet-everbody-loves-irene/feed/ 0
Coldplay | LeftRightLeftRightLeft http://www.berkgun.com.tr/30/coldplay-leftrightleftrightleft/ http://www.berkgun.com.tr/30/coldplay-leftrightleftrightleft/#comments Wed, 20 May 2009 00:00:48 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=30 Coldplay, Viva La Vida turnesi kapsamında çeşitli şehirlerde gerçekleştirdiği konserleri “LeftRightLeftRightLeft” isimli ücretsiz bir albümde topladı. Henüz haberi olmayanlar için detaylarını paylaşmak istedim.

Tümü 2009 yılında kaydedilmiş bu albümü grup turne kapsamında gittiği şehirlerde ücretsiz olarak dağıtıyor. Eğer bu konserlerde bulunma şansınız yoksa (ki Türkçe okuyabilen insanların büyük çoğunluğunun bu şansı olmadığından sanırım bir hayli saçma bir cümledir) albümü aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

Albümde bulunan parçalar:

1. Glass of Water
2. 42
3. Clocks
4. Strawberry Swing
5. The Hardest Part/Postcards From Far Away
6. Viva La Vida
7. Death Will Never Conquer
8. Fix You
9. Death And All His Friends

LeftRightLeftRightLeft’ı İNDİR!

]]>
http://www.berkgun.com.tr/30/coldplay-leftrightleftrightleft/feed/ 2
Kadın milletvekillerinden parti anlayışları http://www.berkgun.com.tr/210/kadin-milletvekillerinden-parti-anlayislari/ http://www.berkgun.com.tr/210/kadin-milletvekillerinden-parti-anlayislari/#comments Fri, 03 Aug 2007 15:27:37 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=210 Yeni dönemde mecliste yer alacak kadın milletvekillerine “kadın sorunları”nı sormuşlar ve işte üç partiden alınan üç cevap.

Ak Parti Konya Milletvekili Türkmenoğlu:

- “Yasalarımızda kadın erkek eşitsizliği anlamında bir maddemiz yok. Ama uygulamada sorunlarımız var” demiş.

Peki ne yapmamız gerek sayın Türkmenoğlu?

“Uygulamadaki sorunlar yasal değişikliklerin tam olarak topluma yansıtılmamasından ya da yetkili birimlerinin tam olarak bilgilendirilmemesinden kaynaklanabilir.”
Bu açıklayıcı bilgileriniz ve çözüm önerileriniz için teşekkür ederiz.

Mhp İzmir Milletvekili Bal:

“Kalkınmanın sürdürebilirliği ekonomik, kültürel ve siyasal alanlardaki gelişmeye bağlıdır. Bu gelişme de kadın, erkek, genç, yaşlı ve özürlülerin hayat şartlarını dikkate alan politikalar üretilmesiyle mümkündür.”

Evet bu da gayet güzel bir çözüm önerisi oldu teşekkürler.

CHP Adana Milletvekili Erbatur:

“Artık parlamentoda mutlaka bir kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulmalı. Bütçe kanunu’nun hazırlanmasında toplumsal cinsiyet duyarlılığı gözetilmiyor. Hedefim hiç olmazsa yüzde 33′lük bir cinsiyet kotasının mutlaka yasalarımıza yerleştirilmesi.”

Allah aşkına şu üç milletvekilimizin cevaplarını okuyunuz. Sizce hangisi gerçekten birşey yapabilecek? Tabii ki hiç biri lakin hangisi daha hazır sorusunun cevabı %100 CHP Milletvekilidir.

Seçim öncesi propaganda döneminde de yapılan buydu. CHP’li Milletvekilleri projelerini ve yapmak istediklerini anlattılar, AKP ve diğer partiler ise sorunları.

Sorunlara ağlamak kolaydır, halkta bunu sever. Şahsi kanaatim halkın çözüm değil daha çok sorun gösterini seçtiği yönündedir.

Belki kötü bir tavsiye olacak ama CHP çözüm yerine sorun üretmeye başlarsa daha başarılı olabilir.

Not: Agggh

]]>
http://www.berkgun.com.tr/210/kadin-milletvekillerinden-parti-anlayislari/feed/ 0
Hayatımız reklam http://www.berkgun.com.tr/212/hayatimiz-reklam/ http://www.berkgun.com.tr/212/hayatimiz-reklam/#comments Wed, 01 Aug 2007 21:29:12 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=212 “İngiltere’de Bir Çift Çatıda Seks Yaptı. Komşular Olayı Video’ya Çekti”

Bir nevi Bülent Ersoy’un adının Armağan olduğunu sandığım eşinin bir kız ile cep telefonlarına yakalanması vakasıyla aynı. Asıl ilgi çekici olan ise hem bu videoyu hem de bu İngiliz çifti çekenin yorumları.

‘Çifti gördüğümde gözlerime inanamadım. Hemen arkadaşlarımı çağırdım. 10 dakika boyunca seks yaptılar. Biz de onları filme çektik.’ Demiş. Tamam aşağıda da koyduğum görüntülere bende inanamadım açıkçası ama neden yayınlıyorsun be kardeşim.

Onu bırakın bu benim aklıma başka bir şey getirdi. Adamlar bu videoyu youtube a koyarken şirketlerinin isimlerini yazmışlar birde aynı Armağan beyimizin videosunda bulundukları mekânın ismini söylemesi gibi.

Yeni Medya Baskın Videoları mı?

Bu çatıda sevişen İngiliz çift ki durumlarından gayet memnunlar öğle arasını değerlendiriyor gibiler ama bir reklam malzemesi olabilir mi? Hadi bende reklamlarını yapayım belki işinize yarar “Soho production company”.

Gerçekten güzel bir prodüksiyona imza atmışlar. Ferman bey ve Serap hanım kadar ilgi çektiler mi bilemeyeceğim ama milyonlarca kişinin izlediğini biliyoruz. Ferman Bey ve Serap hanım ise yeni magazincilerimiz.

Acaba bu olayların tamamı reklam olabilir mi? Reklam olduğunu düşündüğüm evlilik ardından 20 gün geçmeden pişkin pişkin yakalan bir Armağan. Diğer tarafta çatıda seks yapıp videoya alınan çift ve iki farklı mekânın ismi.

Ama unutmayalım daha kötüsüde olabilirdi. Ya çatıdaki çift Bülent Ersoy ve Armağan olsaydı. Allah yazdıysa…

]]>
http://www.berkgun.com.tr/212/hayatimiz-reklam/feed/ 0
Her eve bir Aysun! http://www.berkgun.com.tr/214/her-eve-bir-aysun/ http://www.berkgun.com.tr/214/her-eve-bir-aysun/#comments Tue, 22 May 2007 08:33:44 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=214 Aysun Kayacı’nın PepsiMax reklamında öpüşmesi ve aldığı para “Gündem”den henüz düşmemişken şimdi bir başka olay ile “Sarsıldık”….

MANKEN Aysun Kayacı (26 – oh gazete haberi gibi)’nın reklam panoları için hazırlanan karton fotoğrafı iki gün içinde 120 eve girdi. 40 panoya konulan ve Aysun Kayacı’nın dudaklarını öpücük için uzattığı maketler üç defa yenilenmesine karşın sürekli çalınmış…

Kim istemez evinde her an öpücük için bekleyen bir Aysun… Şu ana kadar düşünülmüş en iyi pazarlama yönetimi olabilir.. İki pepsi kapağı getirene sizin öpmenizi bekleyen Aysun Kayacııııı…

Bende odamda bir tane görmek isterim şahsen… keşke ben rastlasaymışım.. kesin alırdım… Lakin bu kartonların panolarda olması kötü şimdi senden başka kaç kişinin öpeceği belli değil.. Böyle bir hizmet yapacaksan gel evime koy yahu…

Ben öyle herkesin öptüğü dudağı öpmem! Benim kartonum bana özel olmalı….

Cem Uzan’ın söylemleri gibi mübarek… HER EVDE BİR AYSUN OLACAK!

ve işte PEPSİ’ye AÇIK MEKTUP

Sevgili Pepsi..
Mümkünse Kim Smith’in öpücük verirken ki real doll’unu da bir panonuza koyar ve bana haber verirseniz sevinirim…

Sevgilerimle

]]>
http://www.berkgun.com.tr/214/her-eve-bir-aysun/feed/ 0
Kendine Gel EMI ! http://www.berkgun.com.tr/196/kendine-gel-emi/ http://www.berkgun.com.tr/196/kendine-gel-emi/#comments Thu, 12 Apr 2007 07:17:25 +0000 Berk Gün http://www.berkgun.com.tr/?p=196 50 ülkede 6300 çalışanıyla Dünya’nın en büyük bağımsız müzik şirketi EMI’da neler oluyor? Finansal raporlarında kar ettiğini göstersede EMI küçülüyor. Bazı kaynaklardan edindiğim bilgi EMI’ın raporunu yalanlıyor. 2006 yılında 62.7 milyon dolar net kar açıklayan EMI aslında 90 milyon doların üzerinde zarar etti.

Bünyesinde The Beatles’tan Rolling Stones’a, Pink Floyd’tan Robbie Williams’a bir çok ünlü ismi barındıran EMI gerek Dünya’da gerekse ülkemizde 2006 yılında başarısızlığa uğradı. İnternetin gelişimine ayak uyduramayan ve tutarsız bir politika izleyen ülkemizdeki “EMI-KENT”te en büyük darbeyi aldı.

31 Mart günü Hakan Kurşun görevinden “istifa” etti. Ardından Finans Direktörleri Ö. Nazan Hacıgüzeller, 1 Nisan itibariyle EMI Türkiye’nin yeni Genel Müdürü oldu. EMI-KENT, Unkapanı’nda yıllardır varolan deposunu kapama kararı aldı ve iyice kabuğuna çekildi. Bu çekilme sırasında ise yerli sanatçıların çoğu ile sözleşmesini feshetti. Daha doğrusu Hakan Kurşun’un sanatçılarıyla… Bir tek Hayko Cepkin’in sözleşmesi fesh edilmedi. Bunun nedeni ise zaten yeni albümün kaydedilmiş ve çıkma aşamasında olmasıydı. Yani zaten para gitti…

Dünya çapında küçülüp yeniden büyümeyi hedefleyen EMI’ın ülkemizdeki tutumunun ne olacağını merakla izliyoruz. Zira Universal Türkiye bildiğiniz gibi kapanmış ve temele atılmış ilk bomba olmuştu. Şimdi Universal yeniden Türkiye’ye döndü ama prodüksiyon yapacak mı bu henüz net değil.

Ö. Nazan Hacıgüzeller’e başarılar ve kişisel zevklerin daha önce EMI’de yaşananlar gibi onları zarara uğratmamasını diliyorum.

]]>
http://www.berkgun.com.tr/196/kendine-gel-emi/feed/ 0